Thursday, 8 March 2012

Itacare'de yaşlansam mı?

Itacare'de oyle bir sosyallestik, uc turcos diye bizi bilmeyen yok, herkes o kadar sicak ki... Bu arada tüm İtacareliler için, tanıştıkları ilk Türklerin biz olmamız çok grip değil mi? Yoksa bu noktayi blogoa da yazmamalımıydım, öğrenilmesin diye hahahahahha.... Bir iki kere burayı gördükten sonra dönüp buraya yerleşen o kadar da çok Avrupalı ile tanıştım ki... Şimdi beraber kaldığim Zeynep'in birkaç günlüğüne buraya gelip 4 aydır burada olması da hiç garip gelmiyor. Kasaba minicik nufus 20.000... Dün 4. Gecemizdi, pousadamızdan ( yani pansiyonumuzdan ) çıkıp yemeğe giderken 20 kişi ile sarılıp öpüşüyoruz. Hiç abartmıyorum. Merkezde 5 adet plaj var, 4 surf, 1 ı dalgasız.... Gün ıçinde yer değistiriyoruz. Favori Riberia plaji. Nerdeyse hergn plajda capoeira dersi oluyor. Capoeira master 53 yaşında 18 yaşında bir vucuda sahip amca. ZEynep derslere katılıyor bence epey de iyi, ben bayan üşengeç... Anca sahilde sohbet muhabbet coconut suyu iç, minicik ocağında hellim gibi kızartılan peynirden ye.... Hafatda 3 gün akşam Junglr Bar'da bedava copoeira gösterisi var, çok acayip.... Geceleri  de merkezde tek açık mekan olan, bizim yan kapımız Jungle Bar ve Favela barda takıl, sabahlara kadar.. Zaten sokakta tüm kasaba... Denemediğim meyveli carperinia kalmadı. Koca bardak zaten 5 real, yani 5 lira, bira 3....   Itacer'de günlük harcamamızı konaklama dahil 60-70 liraya düşürdük.... 

Itacarede kahvaltim.. Tepioca ve agua do coco

Bu akşam full moon party için bir tekneye binip bir yere gidip guneşin batışını izleyip gece 12 ye kadar orda duracağımız bir partiye gideceğiz. Eminim tüm kasaba da orada olur..... Insanların sıcaklığını anlatmak mümkün değil, zaten buraya gelip yerleşen çok avrupalı amerikalıdan belli. Yerleşmeseler bile gelen aylarca burada takılıyor. Pazar'ın TR'e dönme durumu olmasa biz de epey uzatabiliriz. Ama istisnasız tanıştığımız her  gezginin ve yerlinin, ama istisnasız Brezilya’nın en güzel yeri dediğı Chiapata Dimantis'i 20 saat yol gidip görecek olmasak ben de burda kalırdım. Ayy yol çok uzak, burda mi kalsak derken dün geceki amerikali kız, ingiliz çocuk. Chapata Diamantis'i görünce gerçekten ağladık demesi artık son nokta... Rehber kitaplar ve internet bilgileri de Chapata Dİmantis'i brezilyanın top spot olarak belirtiyorlar. Orası nasıl bir yer, orda ne var da bütün dünyayı gezmiş bunca gezgin bu kadar anlata anlata bitiremiyor çok merak ediyorum.... Burdan 1 km uzağa gitmek istemesem de çok merak ediyorum...... Ve size birşey diyim mi,biz Türklere çok yazık.... Burda tanıstığim yabancılarin çogu Artvine kadar gezmişler, biz buraya 3 ay geldik diye çok büyük iş yapmış sayılıyoruz ya, yuh bize!!!!!! Hepsi aylarca dünyanın en güzel yerlerini geziyorlar, sonra evleri işleri satıp cennette yaşamaya cesaret ediyorlar... Daha 1 ay dolmadan bu kafalara hayran kaldıysam, allah sonumu hayretsin..... PS: yanıma laptop yerine ipad aldığıma bu foto yukleme işi yüzünden biraz pişmanim, hafiflik, email filan mis gibi de , blog işi olmuyor arkadaşım.....

Tuesday, 6 March 2012

Enstantaneler 2


Camau´dan tek gringo olarak bindigimiz gunubirlik tekne turunda kazandigin cairperinha

Itacerdeki Havaniaz.... herneyse plaji




      
Yine Itacare´de Enginhiero plaji
Itacrede denize baglanan nehirde yuzduk...


Ilha Grande Abrao yakini koylarin hepsi boyleeee

Monday, 5 March 2012

Allahım beni nerelere düşürdün?(Itacare II)


Itacare!de gunesin batisi...
Plajlardan sadece bir tanesi

5 Mart 2012 Ben cenneti buldum...... itacare'de ilk gün pazarin bir arkadasi Zeynepin Brezilyali manitasi Zazu vey Zuza....offfff hep karisitiriyorum  çocuğun adını... Onun evince kaldık kasabadan 9 km toprak felaket bir yoldan gidilen Brezilyanin çok yerinde olduğu gibi telefonun çekmedigi, en yakın evin 2 km uzakta oldugu, tropik ormanın içindeki muhteşem ev. Video ve fotalar çektim ama yüklemeyemiyorum... Birgun herseyi yukleyeceğim!!!!!!!! Zaten otobüs yolculuğu dur kalk dolmuş mantigiyla 6 saat sürdüğünden pestil halde uyuduk. Geceden araba kiraladık. Sabah 7 de ormanın içindeki evde tropik bir yağmura uyandık. Eyvahhhh, bugün tekne turu var, yağmur napiçaz filan derken hakkaten 20 dk sonra güneş pırıl pırıldı.

Tekne turundan fotolar





Tekne turu komikti. Tek turist, yani brezilyanlilarin deyimiyle gavur anlamına gelen tek 'gringo'lar bizdik teknede. Coluklu cocuklu 30 kusur yerli, iclerinden birinin dogumgunu sebebiyle bu teknedeyiz..... Tekneye 50 km arabayla giderek, Camamu'dan bindik...  Koylar guzel, ben dudaklar ucukladi fena diye gölgeye kaça kaça bir gün geçirdim... Ama koyalr uffff..... Teknedeki yapilan bedava passion fruitlu carparinha çekilisinde ödül bana çıktı... Bunlar zaten 8 de biraya başlamışlardı.... İkinci gece şahane pousadamız Lawrance Surf Pousada’ya yerlestik, tatilin basinda beri ilk kez bir noktada bavulu tek kez açıp, esyalarımızı yerlestire yerlestire odaya yayıldık. Otel, askerligini yeni yapıp bitirmis israilli genc kızlarla dolu...

Akşam bizim sokataki ennnn havalı bar FAVELA' da bir gece...... Yine en çok israilliler ve o muhteşem vücutlu zenci yerli çocuklar, turist kız peşinde... Bugün arabayla önce Ilheus'a doğru koylarda gezdik, ben kendimi kaybettim. Bu kadar şahane tropik bir orman, önünde dev bir okyanusun patlayan dev dalgaları.... Havaizinho üzerinden Enginocha plaji... Arabayi daha 2 sene önce acılmis asfalt yolda park ederek, ormanın içine bir yürüyüş....Filmlerde gördüğüm tropik ormanın içinde hayatimda ilk kez gördügüm ağaç ve bilumum bitkiler... Sadece muz agaçları ve palmiyeler tanıdık. Şelale sesi duyuyoruz ama bitki örtüsü o kadar sıkı ki, sadece ses var...Daracik patika bir yolda yürürken, turistin teki kaybolduğunu sanarken, bizi görünce yola devam etmeye bizimle geliyor. Gökalpcigim şehirde bizim nasıl hayatımızı kurtardiysa, burda da çok sanslıyız çünkü Zeynep aylardir burda İtacare’de kalıyor. O buraları öğrenmemiş olsa turist kitaplarında filan bulup öğrenemeyiz bu cenneti... Orman içindeki patikadan ulaştığımız koy o kadar muhtesem ki tüm gün burdan kımıldamadan yayılıyoruz.... Bir köylu adam var salgado ( atıstırmalık) satiyor... Beyaz bir kök bitkisinin unu su karıstirlmadan tavada pisiyor, yağ fian da yok... İçine kaşar, domates, ve kurutulmuş et... Aman allahım böyle bir lezzet var mı???????? Gün içinde toplam 8 tane yedik mi????

Dönüşte orman patkasında Zeynepin üzerine bastığı, bir erkek elinden daha büyük tarantula örümcek günün highlight'ı.... Biz cıyakkkk ciyakkkkk..... Şehre dönerken zenci rastlalı lokal rehber Erasmus'u yolda görüyoruz,yanında arjantinli cift. Minicik arabımizda polis çevirmeden kaçmak için dev gibi Erasmus bagajda bir örtünün altında.... Acelemiz var, günbatımını izleyeceğiz.... Güneş batışını Itacare'de plajdaki tepeden izliyoruz,,, güneş batinca da  karanlıkta yüzme. Pazar bügun extra formunda, bütün koy kahkalarımızla çınlıyor... Akşama program çok hepsine yetişebilecek mıyiz bakalım..... Önümuzdekı günlerın programı için ciddi ders çalısmamız, araştirma yapmamız gerek, ben blog yazıyorum, onlar facebookta!!!! Pazar bozulan macbook nedeniyle zaten depresyonda.... Sonumuz hayrola.....

Saturday, 3 March 2012

Itacareeeeee!

3 Mart 2012 cumartesi Bu sabah Salvador'daki tatlı hosteliminiz Pousada dos Sanhos'dan çıkıp Sao Joaquim limanından İtaperica adasindaki Bom Despacho limanina 50 dakikalık bir ferry ile ile geldik. Saat 10.30 kalktı.Pazar’in deyimiyle Eskihisar Topçular feribotu.  Burdan da Cidade de sol otobüsüyle bir yerde aktarma yaparak İtacareye gidecegiz. 30 reallik biletin yanında 2 real daha isteyerek elimize tutuşturdukları pembe biletlerin ne işe yaracayacağı konusunda en ufak bir fikrimiz yok... İnternet çeken yerlerde google translate manyağı olduk ama sokakta baya maceraaaaa doluuuu amerikaaaaa !!!!

Salvador'da geçirdiğimiz iki gece erken bitse de oldukça sosyal geçti. Manzaralı bir cafede pazar kahve, ben her zamanki gibi cairparinha içerken allahım bu ne güzelliktir diye gündüz dedikodusunu yaptığımız çift sonradan ordaki kankalarımiz oldu.. Sarah & Mark... Sri Lanka kökenli Mancesterli çift... Naber nerelisin nerden geldin napiyorsun cümlesini günde ortalama kaç kere kullanıyoruZ acaba? Cafeden sonra CS'cılar toplantısına gidelim dedik. Manyak, fettan,çok komik ama catlak brezilyalı biyoloji öğretmeni Guel Costa Pinna. Kadin bildigin favela da yaşıyor, 2 oglu varmıs. CS ten evinden ağırladığı Fransiz Fred, baska brezilyali bir kiz, bir kadin daha ( iki kere bulusmadigim insanlarin adlarını ezberlememek gibi bir çözüm buldum kendimce...) ve bizim ingilizler St.Antonio'da iç, iç,iç.... Fred unutulmamasi gereken bir karakter. Parisli ex - model... Zaten Fred eşittir Kıvanç Tatlıtuğ... Abi modellik camiasındaki fahiselik, dönen dolaplar ve tahminimizce ağır partilemekten kafayı sıyırıp yollara düşmüş... 9 ay güney asya da dolanmış, eskiden model olduğunu cok sonra söledi. Yoga hocasıyım diyor, sri lankada 4 ay manastırda kalmış. Günde bir kez yemek yiyor, ağır vejeteryen, 6 senedir içki içmiyor. Pariste evini satmıs, o parayla nerdeyse sokaklarda uyuyarak geziniyor, 10 ay dah güney amerika'da... Asayadaki manastırlar, yoga kampları yetmemis, burdaki shaman kamparına bakıp, ormanda trekking yapacakmıs... 2 hafta sonra onunla sahilden içerlerdeki çok acayip bir yer olan Ciamanta Diamantis'te yeniden karşılaşacağımı hissediyorum. Fred hem yüz hem vucüt büyük yıkılıyor, ama kafa epeyyyyyy garip, ama çok da samimi ve içten.... Kolye satan çocukla kolyeyi almamak icin capoeira fight show yapınca şahşen ağzım düştü...





Pelorunhio denen old town da kalıp, hep oralarda dolandık.  Şehrin büyük asansörüyle mercado modelo pazarına indik... İyi plajlara cok taxi parasi vermemek için günduz denize İtaparica adasina gelip ıssız bir koyda denize girip, palmiyeler altında uyuduk... Evli olanlar, sevgilisi olanlar, bazı noktalar var ki bu ülkede tam honeymoon point , tam balayılık.... 2 günde hep Moqueca yedim... Aynı olmasa da curry sos a biraz benzeyen, metal wokun içinde sosla ortaya gelen deniz mahsülü ve/ veya sebze. Yanında pilav, soyulmuş siyah fasülye ( i loveeeeee black  eyed peas), patatese benzer turkiyede olmayan ve turkcesi bulunmayan farafa tozu...  Ve turkiyeye şişe şişe taşiyacağım minik sivri biber sosu.... Bir gün balık&karideslisini, bir gün yengeç&karideslisini yedim. Gökalp’in en önemli uyarılarından biri asla ve asla 2 kişilik yemek ısmarlama, çok çok doğru... Bu ülkede porsiyonlar amma büyük kardeşim!!!! Hayatımda nadiren 10 gün makarna yemediğim olmuştur, biri thailand sanırım. Çok özledim ama öyle değişik yemekler var ki hakkımı makarnada kullanmak istemiyorum. Midyeli Suriri çorbası da ufffff.......

Bahia kültürünü inceleyen müzelere de gittik, çok tatlı resimler ve hediyelik eşyalar, thirtler veya capoeira giysileri var, ama bu seyahatte alısveris yasağı var. Bir tshirt parasına 1 gece daha konaklama parası çıkar hesabı yapıyorum... Yerel halk hep afrika kökenli, bzaen afrikada mıyım, brezilya 'da mı karıştıriyorum. Turist kitaplarında ve websitelerinde allaaaaa dünyanın en tehlikeli yeri  diye yazıyor ama yine bir sıkıntı gormedim ben, gerçi en turistik yerlerde bolca da polis var.. En çok dikkatimi çeken şey tüm haklın ne kadar çok bira içtigi. Sudan çok tuketildiğine iddiaya girerim. (Zeynep, Deniz, Yapo, Pınar benim serçe parmak kalktı yine iddiaya) sabah 9 da cafede, 10’da feribottta yaşlı yaşli teyzelerin elinde bir bira. Minik tekneyle karşıya geçerken buz kutusunun hepsi bira dolu birkaç tane su var. Şu anda Salvador'da İtacareye otobüs, dolmuş gibi her köy ve kasadaba duruyor. Yolda gördüğumüz tüm amcalar plastik masa ve sandalyelerden oluşan minik köy kahvelerinde ellerinde birayla oturuyor.... İngilizler biracıdır genellemesi bu seyahatte uçmuş gitmis kül olmuştur efendim.....

Thursday, 1 March 2012

Salvador



1 Mart 2012 Şu anda webjet havayolları uçağıyla Rio de Janerio'dan Salvador'a uçuyoruz. İki saate yakın sürecek bu uçuş. Son dakikada yaklaşık 300 reale bilet bulduk. Brezilyada turistlerin internetten bilet almasi imkansız. CPF diye bir national security number , bizim TC Kimlik No benzeri bir numarayı tüm ödemelerde istiyorlar. Baska bir Brezilyali tanidığın numarasını kullanabildigin yerler ve kullanamadıgın yerler var.. Biz birkaç siteden birkaç uçak bileti bulabilmemize rağmen, hiçbirinden satın alamadığımız için Pazar turizm acentasına gidip aldı... İçinde olduğumuz uçak bizi Salvador'a bıraktıktan sonra daha da kuzeye Fortoleza'ya devam edecek. İnince şehrin tarihi bölgesi Pelourinho'da bir hostel bulacağız.

Salvador 1500 lü yılların başında Portekiz'den gelen gemilerin ilk kez kıtaya giriş yaptıkları liman şehri.. Brezilya’nın ilk başkenti. Bağlı olduğu BAHİA bölgesi Fransa’dan daha büyükmüs. Aynı şekilde Afrika’dan getirilen kölelerin de limani olduğu için avrupalı, afrikali ve yerellerin karıştığı ve gerçek Brezilya kültürünün doğduğu ve en yoğun yaşandığı bölge olarak biliniyor. Hem güvenlik açışından sürekli ciddi uyarılar yazılırken, diğer yanda insanlarının dünyanin en sıcak kanlı insanları olduğu söyleniyor.... Gitmeden önce yaptığımız okumalar ve çalışmalarla yapmayı planladığım şeyler  : birbirinden enfes görünen plajlarında yayılıp kalmazsam eğer, Museu Afro-Brasileiro müzesini gezmek, alt ve üst kısım olarak Salvador şehrini bölen asansör Lacerda'ya binmek, turist merkezinin dışı Rio Vermelho gibi bölgelere gitmek, dinsel bir ayin olan Candomble ve capoeira gösterileri izlemek. Bale Foclorico olarak da adlandırilan bu gösteriler, capoeira, müzik, dans ve dinsel ayinlerin karışımının en şahane örnekleriymiş, göreceğiz... Amazonlara yakınlığı sebebiyle, hayvan vr bitki çesitliliğınin de inanillmaz olduğu söyleniyor, bu nedenle bir hayvanat bahçesi gezmek de gerekli.

Beni en çok heyecanlandıran ne? Tabi ki de yemek, yemek, yemek!!!! Okuduğum kaynaklarda gezilecek yerleri, görülecek şeyleri değil de, sadece denenmesi gereken yemekleri not alıyorum. Açık pazarlarda standlarda satilan Afrika bazlı yemekleri çok öneriyorlar... Salvador'da bu kadar çok yapılacak şey varken , içerlere Lençois ve güneyindeki ünlü surf plajları İtacare’ye filan nasıl gideceğiz bakalım...

Wednesday, 29 February 2012

yeni rota, kuzeye dogru...


1 Mart 2012 - yarin Rio de Janerio'dan Salvadorá ucuyoruz. yaklasik 2 saat surecek. Orada birkacgun kalip hem Lencois bolgesine icerilere girme, hem de Ilheus yakinlarindaki Itacare kasabasina gitme planimiz var. Surf cennetiymis. Bu bolgenin tamamina Bahia deniyor. Bahia icin Brezilya kulturunun dogdugu ve en derinden hissedildigi yer diyorlar. Afrikan etkisi cok buyukmus, kuzeye giderek ekvatora yakinlastigimiz icin de daha da tropik... Bu yolculukla Brezilya icerisinde 1900 km'lik bir mesafeyi Sao Paula'dan kuzeye dogru yapmis olacagim.  Ilha Grande'deki gibi internetsizlik yasamazsak daha cabuk bilgiler vermeyi umuyorum. Lutfen koltuklariniz dik, masalarinizi kapali duruma getirin. Have a nice flight!


Ilha Grande´den Rio ya donerken otoyolda otobus bekliyoruz, ve ben not alip ders calisirken

enstantaneler


Sao Paulo'daki Havanaias terlik dukkani...(JardimPaulista = SaoPaula Nisantasi) Guya kapali bir dukkan , icine bir tropik ada kurmuslar bayildim!!!!


Burdaki kankalar Murat Pazar ve Paxton. Paxton ve sevgilisi Marcela bize Rio'da evlerini actilar allah razi olsun 


Jardim Botanica(Rio) da yurudugun kaldirim taslarina bu renk cicekler yaprak dokuyor, saka mi? gokalp ve ben... Balikligol dedigimiz cafede kahvaltiya giderken..


Unlu kasif VAsco De Gama sanirim( kasifin adini dogru hatirlamiyor ve gayet atiyor da olabilirim) bu Ilha Grande adasi icin "eger cennet diye bir yer varsa, buraya cok yakin olmali" demis...... evet Ilha Grande adasinda 3 gece kaldik. Cennet gercekten burasi. 2 gun tekne turu ile degisik koylarini gezdik.. Guzel yemekler tattik, sahane insanlar tanidik...


Ilha Grande adasinin benim icin cok ozel bir kosesidir, kayitlara gecsin, anilarda kalsin...


 Rio ya lojistik islerimizi halletmek icin geri donduk, the girl from Ipenama is..... lalallalallaaa


Ipanemda bu dalgalarla oynayacgim derken gercekten ama gercekten bogulma tehlikesi gecirdim.bir dalgadan kacarken otekine yakalandim, ustune otekine. Sahildeki insanlar bile halimi gormusler. 1 saatte ancak kendime geldim... Suyla saka olmaz!!!!
AAAAAAAAA - Abajace... Ipanema Plajinda ananas ye ye ye yeeeee

Ilha Grandeden Rio'ya sehirlerarasi yolda otobus bekliyoruz.. ben yine dersimi calisiyorum